{Basketbol 2011}

Basketbol 2011 2011 Dünya ve Türkiye Basketbol Haberleri



Küçük Detaylar - 15 (Jamison 18 Bin Barajını Geçti)

Posted by YalınCocuk

type='html'>Neden geldim Cleveland'a.
Tutuldum kaldım avare.
Şimdi bin kere pişmanım.
Vakit geçti ah ne çare.

Geçtiğimiz seneden bu yana en büyük hayal kırıklığını Cavaliers taraftarlarıyla birlikte Antawn Jamison yaşamıştır muhtmelen. Şampiyonluk için geldiği takımdan LeBron'un ayrılması sonucu önce yüzük ümitleri yıkıldı. Ardından üst üste kaybetme rekorunu kırdılar takım halinde. Bu kadar bahtsızlığın üzerine halen sağ salim basketbol oynayabildiğine sevinmeli diye düşünmeden edemiyor insan.

Sakatlıkların etkisiyle uzun süredir takımın liderliğini üstleniyordu ve tek başına rekora karşı direnç gösteriyordu Jamison. Şahsi fikrim yakalanan mağlubiyet serisinde de organizasyon bünyesindeki en masum kişilerdendi. Her maç elinden geleni yapıyordu ve çabaları nihayet dün gece sonuç verdi. Kendisi için dün aldıkları mağlubiyet kadar anlamı olur mu bilmiyorum ama Antawn Jamison Clippers karşısında attığı 35 sayıyla 18.000 sayı barajını geçen lig tarihindeki 58. oyuncu oldu. "Önünde 57 kişi daha varmış, ne yapayım ben bu dereceyi?" diye küçümsemeyin. Kidd, McHale, Webber, Cousy, Magic Johnson gibi efsaneler bu listede yer almıyor.

Gecenin Hareketleri - 11 Şubat

Posted by YalınCocuk

type='html'>
Link

Sixers hücumunda özellikle Holiday'in pası güzel. Wade-LeBron ikilisinin sezon başından beri yaptıkları en iyi alley-oop belki de 6. sıradaki. C.J. Miles'ın turnikesi estetik görünüyor ama ofansif faul kokuyor. Brown az daha topu panyanın arkasından alıp vuracakmış. Ama Hickson'ın blokları duruken Brown'ı birinci sıraya koymak da biraz haksızlık olmuş. İlkinde Griffin'in smacını kesti ki bunu ligde henüz yapabilen birini görmemiştik. İkincisindeyse çok yukarıdan Davis'i bloklayıp serinin devamını engelledi.

Ray Allen Tarihe Geçti

Posted by YalınCocuk

type='html'>Geçen sezonun ortalarından beri geri sayım yapılıyordu yanılmıyorsam "Reggie Miller'a yetişecek az kaldı" diye. Sonunda dün geceki Lakers maçının ilk çeyreğinde iki üçlük isabeti bularak Reggie Miller'ın 2560'lık toplam üç sayı isabeti rekorunu kırdı Ray Allen. Hem kenarda maçı TNT'de maçı yorumlayan Reggie Miller, hem de parkede Kobe tarafından tebrikler edildi. Bu arada Ray Allen'ın, Bobcats maçında özellikle üçlük denemeyerek rekoru The Garden'daki Lakers maçına bıraktığına dair dedikodular var ki, istatistikler de o yöne işaret ediyor. 17 kere top kullandığı Bobcats maçında sadece 2 üçlük denedi çünkü Allen. Baktım, tamı tamına 10 senedir, 15'in üzerinde top kullandığı maçların hiçbirinde 3'ten az üçlük denememiş. Tesadüfün böylesi değil mi? Aslında Bobcats maçını da izlemiştim ama özellikle gözüme batmamıştı. Bir de o gözle bakmak lazım. Neyse canım adam rekoru kırmış biz neyi konuşuyoruz, Lakers maçına bıraktıysa da bıraktı, iyi yaptı.

Ben aslında bu tür 'toplam' istatistiklerine gıcığımdır. Ne o öyle? Sen git X oyuncudan 350 maç fazla oyna sonra toplam sayıda onu geç. E zaten geçemezsen kendi adına ayıp. Ama işte Ray Allen'ın durumu farklı. Allen bunu Reggie'nin 1389 maçına karşılık 1074. maçında başardı. Çocukluğumdan beri üçlük denince ilk akla gelen isim Reggie Miller'dı ve o dönemlerde çocuklar basket oynarken üçlük atanlar Michael Jordan değil Reggie Miller olurlardı... İşte daha az maçta ondan daha çok isabet bulması, Allen'ın nasıl bir şutör olduğunu anlatıyor. Maç başına baktığımız zaman Reggie Miller 1.8 isabet bulurken Allen 2.4'lerde seyrediyor. Bir de bunu hani her maç Allen'dan 5 tane fazla üçlük deneyerek yapmıyor. Gayet %40 isabetle... Ayıp yani.

Sen her maç oradan oraya koş, perdeleri kullanıp boş kalmak için çabala, sonra daha bacaklarında o kadar zıplayacak güç kalsın. Hiç kolay iş değil gerçekten. Hatta şöyle bir video var buyrun bakın, Ray Allen nasıl atıyor üçlüklerini çok güzel anlatıyor:


Link

LeBron'un Rahatı Yerinde

Posted by YalınCocuk

type='html'>

Miami'nin yıldızı LeBron James, Sun Sports'a verdiği röportajda yeni takımına artık alıştığını ve psikolojik olarak kendini daha iyi hissettiğini söyleyip şu şekilde devam etmiş: "Takıma alıştım, hücum ve savunma setleri bana uygun. Tıpkı 2 yıldır olduğu gibi kendimi çok iyi hissediyorum ve artık kendi oyunumu gösterebiliyorum." Spoelstra da yıldızına tam destek vermiş ve "Kesinlikle MVP'lik bir performans sergiliyor." demiş oyuncusu için.


Spoelstra, LeBron'u MVP adayı olarak görmekte pek de haksız sayılmaz aslında. Sezon başında takım olarak hafiften bocaladılar ama alışma sürecini atlattıktan sonra kadronun hakkını vermeye başladılar. Sakatlıkların olduğu dönemi bir kenara bırakırsak performanslarının gayet güven verici olduğunu söylemek mümkün. Böyle devam ederlerse doğuda en kötü ihtimalle 2. olurlar. LeBron'a dönecek olursak, yavaş yavaş gerçek oyununu oynamaya başladı son aylarda. 1 Ocak'tan beri tutturduğu 30.6 sayı ortalamasıyla ligin bu kategorideki lideri, aynı zamanda 7.3 asist ve 8.6 ribaund ortalamaları var ki yanında iki yıldız olan biri için muhteşem rakamlar bunlar. Ayrıca istatistiklerin ötesinde tam bir lider gibi oynamaya başladı kendisi. Özellikle Pacers ve Magic karşısında geçen seneki Cavs maçlarını izler gibiydik, tek başına aldı bu maçları LeBron. Hani sene başında Heat ne olursa olsun Wade'in takımıdır deniyordu ya, en azından oynanan basketbolla yalan oldu o. Bu takım parkede resmen LeBron'un takımı artık.

Abdul Jabbar Kanseri Atlattı

Posted by YalınCocuk

type='html'>
1.5 yıl önce nadir görülen bir lösemi türüne yakalandığı açıklanan ve hayranlarını üzüntüye boğan NBA'in efsane isimlerinden Kareem Abdul Jabbar kanseri yendiğini açıklamıştı Twitter'dan ve doğal olarak herkesi sevindirmişti bu açıklamasıyla. Dün çektiği ilk belgesel/filmin gösterimi için bir lisede konuşan Kareem Abdul Jabbar "Kanseri tam olarak atlatmanın mümkün olmadığını biliyorum. Ancak şu an risk minimum seviyede. Buna rağmen biz yine tedavimize devam edeceğiz" şeklinde konuşmuş efsanevi oyuncu.

Genelde hook-shotlarıyla aklımızda kalan ve 6 kere MVP olan Abdul-Jabbar'ın filminden de bahsetmek gerekirse, film 20'li ve 30'lu yıllarda ortaya çıkan Harlem Renaissence akımının -ki bu akım siyahi bir entellektüel akımdır- basketbolla olan sentezini anlatıyor. Kareem'de oldukça mutlu görünüyormuş gösterim sonrasında. Film hakkında da "sevdiğim bütün herşeyi barındırıyor; jazz, basketbol ve melezler. Bu yaptığım iş için oldukça mutluyum" şeklinde konuşmuş. Önce kitap olarak çıkan sonra filmi de çekilen yapıtın bir diğer gösterişi de gelecek hafta Los Angeles'ta olacakmış.

Vallahi Bahis Oynamadım

Posted by YalınCocuk

type='html'>
Link

Aşağıdaki resimde görebileceğiniz üzere, dün gece Shaun Livingston ufak çaplı bir maldonadoluk yaptı. Takımı 5 farkla öndeyken, üçlük atan Pierce'a doğru kolunu uzatan Livingston, Pierce'ın dirseğine dokununca Pierce üç serbest atış kullandı. Ancak yayın sırasında spikerler ve yukarıdaki muhabir "dokunmadı" dese de aşağıdaki resimde bence çok açık bir şekilde görülüyor faul olduğu. Celtics bu faule rağmen yakalayamıyor rakibini. Zaten konumuz bu değil, maçtan sonra Livingston'ın yaptığı açıklama. Muhabir bahis olayına girmemesine rağmen (ki zaten niye girsin?) Livingston çıkıp "Vallahi ben bahis falan oynamadım bu maça. Faul yaptığım için para kazanmadım. Maçı satmaya çalışmadım." diyor. Tamamen durduk yere. Böyle bir davranışın nedeni genellikle suçluluk duygusudur, bu tür şeylere iter insanı. Etrafınızdaki herkes sizi sanki sorguluyormuş gibi hissedersiniz psikolojik olarak ve açıklama yapıp, yalanlarsınız. Fakat kimse sizin niye öyle birşey dediğinizi anlamaz.

Ben de bunun üzerine merak edip maçın alt/üst oranlarına baktım, limit 182'ymiş. Yani toplam skor 179 iken rakibe 3 serbest atış veren Livingston sütten çıkmış ak kaşık olmayabilir. Hele dediğim gibi maçtan yaptığı şu açıklamayla. Maçın da 94-89 yani üst bittiğini hatırlatayım. Tabii belki de arkadaşları "Lan bahis mi oynadın kerata, yakıyordun bizi" diye dalga geçtiler maç sonrasında, bilmemiz mümkün değil bunu. Ama ilginç bir tesadüf yani...

Son olarak da şunu söyleyeyim, Livingston müthiş oynadı Celtics'e karşı. Rondo falan dinlemedi, özellikle orta mesafeden çok isabetli şutlar buldu rakip guard'ların kısa boylu olmalarından istifade ederek. Onu sakatlığından sonra böyle izlemek çok sevindirici gerçekten.

İyi ki Doğdun Nash

Posted by YalınCocuk

type='html'>
Link

Dün yazmayı unuttum, Nash'in doğum günüydü. Kutlu, mutlu olsun. Öyle doğum günlerini takip edip her sevdiğim oyuncu için yazmıyorum, şansa denk geldi ama asıl bahanesi yukarıdaki video. NBA'in son 1-2 aydır ortaya çıkardığı 'teşvik' videolarından en başarılısı... Oyuncuların gençlik yıllarında çekilmiş videoları alıp, üstüne 'gelecekten' birini ekleyip böyle şeyler yapıyorlar. Curry, Amare ve Paul'unkiler oldukça tırt bence, öte yanda Nash çok ama çok başarılı, adeta gerçek.