{Basketbol 2011}

Basketbol 2011 2011 Dünya ve Türkiye Basketbol Haberleri



Pacers'ın Mourinho'su

Posted by YalınCocuk

type='html'>Yaklaşık 2 hafta kadar önceydi. O'Brien'ın görevden alınmasıyla takımın başına geçen Frank Vogel, basın toplantısında hayli iddialı açıklamalar yapmıştı. İddialı olmasının yanında oldukça özgüvenli biri gibi görünüyordu ilk bakışta. Çok geçmeden anladık ki bu genç adamın söylediklerinin altı boş değilmiş. O'Brien yönetimindeki son 8 maçında yalnızca 1 galibiyet alabilen takımda koç değişikliğiyle durum tam tersine döndü, sanki sihirli bir değnek değmiş gibi. Yeni koçlarıyla birlikte şimdilik 7-1'lik bir seri yakaladılar. Tek mağlubiyetlerini LeBron'un 41 sayı attığı Heat deplasmanında aldılar. O maçta da ele geçirdikleri büyük farkı koruyamayıp kaybetmişlerdi. Yani gayet kabul edilebilir bir yenilgi.

Yakaladıkları bu ivmede kolay fikstürün de etkisi var elbette, pek dişli rakiplere denk gelmediler henüz. Ama 2 hafta önceki Pacers'ın bu takımlara yenilmesine de kimse şaşırmazdı açıkçası. O kadar vahim görünüyordu durumları. Bu sebeple Vogel'ın hakkını inkar ettiğimiz düşünülmesin. Zaten değişimin getirdiği etki istatistiklere de yansımış durumda. Vogel'ın oynatmaya çalıştığı tempolu basketbolun getirisi olarak takım 8 maçtır 100'ün altında sayı atmıyor. Yine Vogel yönetiminde ilk çeyreklerde ortalama en çok sayı atan takım Pacers ve ofansif ribaund reytingleri bu periyotta ligin en iyi takımı olan Portland'ın ortalamasının üzerinde.

İki hafta öncesine kadar ligin izlemesi keyifsiz takımlarından olan Pacers şu an Bobcats'in 2 galibiyet önünde playoff potasına girmiş bulunuyor. Daha da önemlisi takım heyecan ve gelecek adına umut veriyor. Bu değişimin en önemli mimarı da şüphesiz Vogel. O'Brien'dan kurtulan Pacers organizasyonu mutludur mutlu olmasına ama takımın performansını gördükçe bu hamleyi neden daha önce yapmadık diye de yakınıyorlardır muhtemelen.

Gecenin Hareketleri - 12 Şubat

Posted by YalınCocuk

type='html'>
Link

Son sıradaki hareketleri geçebilirsiniz izlemeden, pek bir numaraları yok. 6. sırada Eric Maynor, yarısahadan bulduğu basketle takımına maçı kazandırıyor diyebiliriz biraz fazla düz mantıkla. 2 farkla aldılar sonuçta maçı. İlk 3 ise gerçekten çok başarılı. Derrick Rose'un imza hareketlerinden birini görüyoruz. Kesinlikle bu tarz hareketleri en kusursuz ve estetik yapan oyunculardan biri. Josh Smith, Najera'yı pişman etmiş savunma yaptığına. Najera'nın iyi niyetine saygımız sonsuz ama o ayak çabukluğuyla hücum faul yaptırayım diyene kadar Smith dağıtmış kendisini. Jackson ise tek dripling ve çok zor bir şutla iki kişinin üzerinden maçı bitirmiş.

13 Şubat Programı

Posted by YalınCocuk

type='html'>13 Şubat Pazar 20:00 / Miami Heat - Boston Celtics
13 Şubat Pazar 22:30 (NTV) / Los Angeles Lakers - Orlando Magic
14 Şubat Pazartesi 01:00 / Washington Wizards - Cleveland Cavaliers
14 Şubat Pazartesi 01:00 / Portland Trail Blazers - Detroit Pistons
14 Şubat Pazartesi 01:00 / Los Angeles Clippers - Toronto Raptors
14 Şubat Pazartesi 01:00 / Denver Nuggets - Memphis Grizzlies
14 Şubat Pazartesi 03:00 / Sacramento Kings - Phoenix Suns
14 Şubat Pazartesi 03:00 (NBA TV) / Oklahoma City Thunder - Golden State Warriors

Pazar akşamları keyifli olmaya başladı. Maçların erken başlaması bir tarafa güzel de karşılaşmalar oluyor. Uzunca bir süredir formsuz görünen Magic evinde Lakers'ı konuk edecek. Deplasmanda da olsalar Lakers favorim. Karşılaşmanın dikkat çeken diğer yanı da Gasol-Howard kapışması olacak. Hangisinin daha efektif olduğu konusunda tartışmalar bitmek bilmedi. Gecenin daha önemli maçında Heat-Celtics karşı karşıya gelecek ve bu maçın kazananı doğuda lider pozisyonda yer alacak. Sezon içerisinde ilk iki maçı Celtics kazanmıştı. Tahmini gerçekten zor bir karşılaşma ama bu sefer deplasman ekibinin güleceği içime doğuyor. Wizards-Cavaliers maçı 3-4 sene önce olsa izlenirdi de şimdi pek cazip gelmiyor basketbolseverlere. Hele ki aynı saatte Nuggets-Grizzlies maçı varsa. Batıdaki sıralamayı etkileyecek bir maç olacak o da.

40 Kere Maşallah

Posted by YalınCocuk

type='html'>Dün geceki 76'ers maçında istatistikleri ne Love'ın? 16 sayı-13 ribaund. Bu iki kategorideki istatistiğin toplamı ne yapar 29. Bu sayıların basamaklarını toplayın 11, ekleyin 29'a 40 yapar. Kevin Love'ın 40. double double'ı kutlu olsuuuun!!! Wilt'in 227 kere üst üste yaparak kırdığı rekora bir adım daha yaklaşmış oldu kendisi.

Tebrik ediyoruz Love'ı. Gerçekten de 40 maç üst üste double double yapmak kolay iş değil. Ben de zaten bu sebeple kendisinin All-Star'ı hak ettiğini düşünenlerdenim. İstatistikler falan gayet afili ama açık söylemek gerekirse oyuna etkisi bu istatistikleri kadar güçlü değil. Oyunu domine edebildiği pek fazla maç göremedik. Performansı kadar, takımdaki rolünü, etrafındaki isimlerin yetersizliğini ve oynadıkları yüksek tempoyu da, ortalamalarının bu seviyede dolaşmasını sağlayan etkenler olarak görüyorum.

Kobe İtalya'ya Gider mi?

Posted by YalınCocuk

type='html'>Bildiğiniz gibi NBA gelecek sezon için büyük bir lokavt tehditi altında. Gelecek sezon çok büyük bir ihtimalle sezon geç başlayacak. Daha önce 98/99 sezonunda oyuncular birliği ile NBA yönetimi arasında böyle bir anlaşmazlık olmuştu ve o sezon ancak 5 Şubat 1999'da başlayabilmişti. Şimdi NBA yine aynı tehlikeyle karşı karşıya kalmış durumda. Peki bunun Kobe'nin İtalya'ya gidip gitmemesiyle alakası ne? Hemen açıklıyorum: Dün ismini vermek istemeyen Lakers oyuncusu, Kobe'nin bu lokavt süresince çocukluğunun geçtiği İtalya'da forma giyebileceğinden bahsetmiş.

Kobe babasının basketbol kariyerinden dolayı çocukluğunu İtalya'da geçirdi ve kendisinden bu zamana kadar "Kariyerimin sonunda İtalya'da oynayabilirim" tarzı açıklamalar duyduk. Hatta kendisinin İtalyancaya oldukça hakim olduğu da biliniyor. Ancak Kobe'nin en az daha 2-3 sene üst düzey NBA'de oynayabileceğini düşünürsek İtalya'da oynama süresinin şimdilik lokavt süresiyle kısıtlı kalabileceğini söylemek zor değil. Ancak burada lokavt süresinin sezondan ne kadar çalacağı da önemli, oyuncular birliğiyle NBA yönetiminin Ekim-Kasım civarı anlaşması durumunda Kobe'nin İtalya'ya gitmeyeceğini de söyleyebiliriz. Bu arada Knicks'in İtalyan forveti Gallinari'de esprili bir dille Kobe'nin İtalya'ya gitmesi durumunda kendisininde Kobe ile birlikte gideceğini söylemiş.

NOT: Yukarıdaki fotoğraf Kobe'nin İtalya'da geçen çocukluk günlerinden, sol tarafta elinde top olan ufaklık kendisi.

Jordan Parkeye İndi

Posted by YalınCocuk

type='html'>Haberin başlığı bile heyecan verici. Bu aralar oldukça sık görünüyormuş Jordan parkede. Nitekim dün yapılan antrenmanda da takım elbiseleri çıkarıp Bobcats oyuncularıyla birlikte çalışmaya katılmış. Kendisi hakkında Gerald Wallace, "Belki çok hızlı değil ama halen müthiş bir şutör ve skorer olduğunu gösteriyor", Paul Silas ise "Oyunculara çok yardımcı oluyor, defansta nasıl daha sert durulacağını gösteriyor." demiş.

Bu sözler 50'sine merdiven dayamış biri için söyleniyor. Hani başka birinden bahsediliyor olsa "hadi oradan" deyip geçerdim. Wallace'ın abarttığını, başkanına yalakalık yaptığını falan düşünürdüm. En olmadı "Her gün antrenmana çıkıyorsun, ligin en iyi savunmacılarından biriyim diye geçiniyorsun halen bu yaştaki bir adamı tutamıyorsan yazıklar olsun sana Wallace, yediğin ekmeğin hakkını ver." diye dalga geçerdim. Ama söz konusu Jordan olunca işin rengi değişiyor. Daha önce parkede yapabildiklerini az çok bildiğimiz için şaşırmıyoruz. Tabii antrenmana üçüncü takım ile çıktığının da altını çizelim, hani oynuyor hala ama o kadar da uzun boylu değil...

Daha önce, Garnett-Shaq gibi efsanelerle aynı ortamı paylaştığı için Semih'e çok şanslı biri demiştim ama sanırım ondan daha şanslı bir oyuncu topluluğu var Charlotte'ta.

D'antoni Melo Tezahuratlarından Rahatsız

Posted by YalınCocuk

type='html'>Carmelo haberlerinden çok sıkıldınız farkındayım. Ancak bu sefer biraz daha farklı bir haberle karşımızda Carmelo. Çarşamba gecesi oynanan ve Clippers'ın üstünlüğüyle biten maçta Knicks taraftarı "We want Melo" -Carmelo'yu istiyoruz- tezahüratları yaptı. 3. çeyreğin ortalarında başlayan tezahürat koç D'antoni'yi oldukça rahatsız etmiş olacak ki biraz da sert bir şekilde taraftarın bu yaptığından hoşnut olmadığını belirtmiş koç. Gerekçesi de haksız sayılmaz, D'Antoni bu tezahuratların oyuncularını olumsuz yönde etkilediğinden ve bu dönemde yapılmaması gerektiğinden bahsetmiş.Sanıyorum bizler gibi o da Carmelo haberlerinden oldukça sıkılmış olsa gerek.

Bu arada Carmelo'da dedikodulara inat müthiş bir dönem geçiriyor. Hafta içerisinde kariyer rekorunu 50 sayı atarak egale etti ve son bir ayda %52 saha içi, %42 üçlükle 30 küsür sayı ile abuk subuk rakamlar elde etti. Ve mesajın sonunda iyi bir haber... Takas süresinin bitmesine 13 gün kaldı ve muhtemelen o 13 günden sonra Carmelo'yu yaza kadar takım değiştirme haberleriyle okumayacağız. Gerçekten kabak tadı verdi artık.