{Basketbol 2011}

Basketbol 2011 2011 Dünya ve Türkiye Basketbol Haberleri



Gecenin Hareketleri - 10 Şubat

Posted by YalınCocuk

type='html'>
Link

Suns'ın hızlı hücumundaki Nash ve Hill'in pasları akıl dolu. Shannon Brown belki de ligin en atlet oyuncusu ama smaçlarında bir eksiklik var gibi. Estetik görünmüyor nedense. Bu sene Nuggets'ın görünmeyen kahramanıydı Afflalo. Genelde pis işleri yapan bir adamın bu şekilde maç kazandıran basketle ön plana çıkmasına sevindim. Allen'ın tarihe geçmesini sağlayan üçlüğündeyse Rondo'nun savunmadaki ve hücumdaki hareketlerine dikkat ediniz, takım arkadaşlarına ne kadar hakim. Allen hakkında zaten gerekli açıklamaları Can burada yaptı.

Haier Shooting Stars Kadroları

Posted by YalınCocuk

type='html'>Bu sene Horse'un da olmayacağını düşünürsek kadrolarının açıklanması beklenen son yarışma buydu. Geçen sezonun son şampiyonu Texas ekibi yine Dirk Nowitzki, Becky Hammon ve Kenny Smith ile şampiyon ünvanını korumaya çalışacaklar. Los Angeles takımı Pau Gasol, Tina Thompson ve Rick Fox ile; Atlanta takımı Al Horford, Coco Miller ve Steve Smith ile; Chicago da Taj Gibson, Cathrine Kraayveld ve Steve Kerr üçlüsüyle Texas ekibinin elinden şampiyonluğu almaya çalışacak diğer ekipler.

Ancak yine şampiyonluğa en yakın takım olarak Texas ekibi olarak gözüküyor. Dirk Nowitzki gibi her yerden şut sokabilme potansiyeline sahip bir isim var kadrolarında. Fakat bu oyun özellikle orta sahaya yakın yerlerden atılan şutla biraz da şansa bakıyor. Ne kadar ilk beş yeri geçseniz de orta sahada arka arkaya şutu kaçırmaya başlarsanız yarışmayı kazanma şansınız olmuyor. Ancak kadrolara baktığımızda geçen sezon attığı şutla takımını 1.liğe taşıyan Dirk Nowitzki'nin yine o şutu atmaya en yakın isim olduğunu söyleyebiliriz. Bunun yanında Chicago takımınından da bir süpriz bekliyorum.

11 Şubat Programı

Posted by YalınCocuk

type='html'>12 Şubat Cumartesi 02:00 / San Antonio Spurs - Philadelphia 76'ers
12 Şubat Cumartesi 02:00 / Portland Trail Blazers - Toronto Raptors
12 Şubat Cumartesi 02:00 / New Jersey Nets - Charlotte Bobcats
12 Şubat Cumartesi 02:00 (NBA TV) / New Orleans Hornets - Orlando Magic
12 Şubat Cumartesi 02:00 / Minnesota Timberwolves - Indiana Pacers
12 Şubat Cumartesi 02:30 / Miami Heat - Detroit Pistons
12 Şubat Cumartesi 02:30 / Los Angeles Clippers - Cleveland Cavaliers
12 Şubat Cumartesi 03:00 (NTV) / Los Angeles Lakers - New York Knicks
12 Şubat Cumartesi 03:00 / Milwaukee Bucks - Memphis Grizzlies
12 Şubat Cumartesi 05:30 / Phoenix Suns - Utah Jazz

Los Angeles takımlarının Grammy deplasman turneleri devam ediyor. Clippers'ı izlemesi son derece eğlenceli olsa da, deplasmanda çok kötü oynuyorlar ve Cavaliers'a uzun süre sonra ilk galibiyeti hediye edebilirler. Söylemedi demeyin. Lakers-Knicks, Suns-Jazz ve biraz da Hornets-Magic haricinde ya güç dengesi olmayan ya da kalitesiz mücadeleler var... Neyse ki güzel maçlardan ikisi NBA TV ve NTV'de. Orada da Okafor sağlıklı olsa daha iyi bir maç izlerdik herhalde. 23 sene sonra ilk kez Sloan'suz bir maça çıkacak olan Utah'ta, Energy Solutions'ı dolduran ateşli taraftarlar Deron'a tepki verecek mi bunu merakla bekliyorum...

Yeme Bizi Miller

Posted by YalınCocuk

type='html'>Öncelikle okumayanlar için Can'ın hazırladığı güzel yazıyıyı tavsiye edip konuya öyle geçelim.

"Çok mutluyum, çünkü o gerçekten iyi biri. Son derece saygılı ve iyi bir aile babası. Onun adına heyecanlıyım. Bu basketbol için müthiş bir olay." Bu sözler dün gece Lakers karşısında ligin en fazla üç sayı isabeti bulan oyuncusu olan Ray Allen'a, bu ünvanın eski sahibi Reggie Miller'dan. Miller'ın söyledikleri gerçekten takdir edilesi. Gösterdiği olgunluk son derece hoş. Belli ki kendini çok iyi hazırlamış rekorun kırılması ihtimaline. Sonuçta birden bire gelip kırmadı Allen rekoru. Gün gün bir adım daha yaklaşıyordu ve nihayet dün gece başardı.

Bu açıdan hiçbir sorun yok, Miller'ın açıklamaları tam da olması gerektiği gibi. Ama olayın bir de diğer boyutu var. Şöyle bir empati kurunca insan anlıyor Miller adına durumun ne kadar zor olduğunu ve kendisinin aslında ne kadar büyük bir olgunluk gösterdiğini. Düşünün; Kariyeriniz boyunca 2500 üçlük isabeti buluyorsunuz ve bu rekoru kırdığınızda aktif oyunculardan en yakınının 1000 küsur isabet önündesiniz. Ama bir adam çıkıp siz basketbolu bıraktıktan 5 sene gibi kısa bir süre sonra sizi geçiveriyor. Hem de NBA tarihinin önemli bir istatistik kategorisinde. Dışı seni içi beni yakar derler ya Miller'ın durumu o şekilde olsa gerek bu aralar.

26'da Durduk

Posted by YalınCocuk

type='html'>Biliyorsunuz Cavaliers ile beraber sayıyorduk ancak dün Cavs taraftarlarının haftalardır süren gergin ve umutlu bekleyişi nihayet sona erdi. Deplasmanda, evine göre çok daha dağınık olan Clippers'ı konuk ettiler ve uzatmada da olsa 126-119 yenmeyi başardılar. Zaten bu yüzden dün programı yazarken Clippers'ın yenilme ihtimalinin hiç de az olmadığına değinmiştim...

26 maçlık çile sona erdi. Son kazandıkları Knicks maçı da uzatmaya gitmişti. Hatta iki maç arasındaki tek benzerlik bu da değil. Hem bugün hem geçen sefer, maçı uzatmaya taşıyan basketi atan isim Mo Williams'dı. 10 kusür maçlık sakatlığının ardından dönen Mo, takıma müthiş bir enerji ve yaratıcılık getirdi. İyi oyucudur, kötü oyucudur, şımarıktır, tartışılır ama ortada tartışılmayacak bir şey var, o da bu adamın özellikle LeBron'suz Cavs için inanılmaz önemli olduğu. Ayrıca maçla ilgili Baron Davis'in maçı kazandıracak turnikesini bloklayan Hickson'a da bir değinmek lazım. Müthiş bir takipçilik ve hırsla gelip, bloğu çok yukarıda yaptı ve uzatmaları hediye etti Cavs'e. Onun da payı büyük bu galibiyette.

Ben sezon başlamadan önce Dan Gilbert'ın yazdığı abuk mektuptan sonra Cavs'e ciddi anlamda gıcık olmaya başlamıştım ama oyunculara da üzülmüyor değildim. İyi oldu bu galibiyet, zaten tarihe geçtiler daha fazla başaracakları(!) birşey kalmamıştı...

Son olarak Cavaliers'ın son galibiyetini aldığından bu yana nelerin değiştiğini yazalım:
- Sene 2011 oldu.
- Galatasaray stadını değiştirdi.
- Sloan Jazz'dan ayrıldı.
- Mübarek istifa etti.

Kobe İtalya'ya Gider mi?

Posted by YalınCocuk

type='html'>Bildiğiniz gibi NBA gelecek sezon için büyük bir lokavt tehditi altında. Gelecek sezon çok büyük bir ihtimalle sezon geç başlayacak. Daha önce 98/99 sezonunda oyuncular birliği ile NBA yönetimi arasında böyle bir anlaşmazlık olmuştu ve o sezon ancak 5 Şubat 1999'da başlayabilmişti. Şimdi NBA yine aynı tehlikeyle karşı karşıya kalmış durumda. Peki bunun Kobe'nin İtalya'ya gidip gitmemesiyle alakası ne? Hemen açıklıyorum: Dün ismini vermek istemeyen Lakers oyuncusu, Kobe'nin bu lokavt süresince çocukluğunun geçtiği İtalya'da forma giyebileceğinden bahsetmiş.

Kobe babasının basketbol kariyerinden dolayı çocukluğunu İtalya'da geçirdi ve kendisinden bu zamana kadar "Kariyerimin sonunda İtalya'da oynayabilirim" tarzı açıklamalar duyduk. Hatta kendisinin İtalyancaya oldukça hakim olduğu da biliniyor. Ancak Kobe'nin en az daha 2-3 sene üst düzey NBA'de oynayabileceğini düşünürsek İtalya'da oynama süresinin şimdilik lokavt süresiyle kısıtlı kalabileceğini söylemek zor değil. Ancak burada lokavt süresinin sezondan ne kadar çalacağı da önemli, oyuncular birliğiyle NBA yönetiminin Ekim-Kasım civarı anlaşması durumunda Kobe'nin İtalya'ya gitmeyeceğini de söyleyebiliriz. Bu arada Knicks'in İtalyan forveti Gallinari'de esprili bir dille Kobe'nin İtalya'ya gitmesi durumunda kendisininde Kobe ile birlikte gideceğini söylemiş.

NOT: Yukarıdaki fotoğraf Kobe'nin İtalya'da geçen çocukluk günlerinden, sol tarafta elinde top olan ufaklık kendisi.

NBA'de Bugün - 11.02.2011

Posted by YalınCocuk

type='html'>

Lakers 113 - Knicks 96
Uzun süreli bir deplasman turnesinde bulunan Lakers zorlu deplasmanlardan bir bir galibiyetle dönmeyi başarıyor. Celtics gibi zorlu bir mücadelenin ardından back-to-back maçında Knicks'e konuk olan Lakers buradada rakibi susturmayı başaran taraf oldu. Bu sezon özellikle b2b maçlarında gösterdiği başarılı performansla dikkat çeken Lakers'ın maç içinde gösterilen istatistiğe göre sadece 1 yenilgisi var. Kobe Bryant'ın 29 dakikada 33 sayı-10 ribaundluk performansı takımını galibiyete taşırken benchten de 44 sayılık katkı almayı bildi Lakers. Maçın genelini geride seyreden taraf olan Knicks'te parlaması beklenen isim Amare takımında yine dikkat çeken isim olmasına rağmen beklenenin altında kaldı. 24 sayı-10 ribaund üreten Amare'nin yaptığı 6 top kaybı performansına gölge düşürecek cinsten.

Suns 95 - Jazz 83
23 yıl aradan sonra ilk kez Sloan olmadan bir maça çıkan Utah Jazz tel tel döküldüğü maçta Suns'a mağlup olmaktan kurtulamadı. Maçı izlemedim ancak oyuncuların aldığı dakikalara bakınca yeni koçun oyuncu değişikliği yapma konusunda sıkıntı yaşadığı ortada. Neredese tüm maçı aynı beşle götürmüş ve gereğinden fazla dakika almış beş oyuncu. Play-off yarışında önemli bir galibiyete imza atan Phoenix'te 18 sayı-10 asist ile oynayan Nash takımını galibiyete taşıyan isim oldu. Karşı tarafta ise Deron Williams son dönemde gündemin en çok konuştuğu guard olarak dikkat çekiyor ki belki de kariyeri boyunca Sloan'un kariyerini sonlandıran adam olarak lanse edilecek. Deron dün gece 19 sayı-14 asist-8 ribaund ile oynarken pota altında bu maç oldukça önemli olan Jefferson'un 2/14 şut isabetiyle oynaması mağlubiyeti getiren faktörlerdendi.

Spurs 71 - Sixers 77
Dokuz maçlık uzun süren bir deplasman sürecinde bulunan San Antonio Spurs'un dört maçlık galibiyet serisi Sixers karşısında sürpriz bir şekilde sonlandı. Play-off için oldukça iddialı olan Sixers evinde lig liderini de devirerek önemli bir sükse yapmış oldu. San Antonio'ya karşı galibiyet elde eden Sixers bunu bulduğu bol skorla değil savunma odaklı performansıyla elde etti. Spurs'ü 71'de tutarak maç kazanmak oldukça önemli olan bir istatistik. Holiday 27 sayıyla önemli bir performansa imza atarken, Spurs cephesinde ise 16 sayı-13 ribaund ile bu kısır maçta Duncan dikkat çeken isim oldu. Ginobili-Parker-Jefferson üçlüsünün toplamda 6/28 isabetle oynamaları Spurs için yenilgiyi getiren etmenlerden biri oldu.

Heat 106 - Pistons 92
Miami Heat zorlu Pistons deplasmanından rahat bir galibiyetle dönmeyi başardı. Maç boyunca rakibine skor üstünlüğünü vermeyen bir ara farkı da 25'lere çıkartan Heat takım olarak iyi performans sergiledi ve galibiyete ulaştı. Miami'de ilk beşin tamamının çift haneli skor üretmesi dikkat çeken noktalardan biri oldu. Hızlı hücumlardan da bolca faydalandı Miami'ki 30'a yakın skoru rakibinin hazırlıksız olarak savunmaya döndüğü dönemlerde buldu. Wade 24 sayı-8 ribaund-7 asist ile takımının en etkili ismi olurken, James ve Bosh'da double-double yaparak galibiyete katkı sağladılar. Maç boyu fazla üç sayılık denemesinde bulunan Pistons'un yayın gerisindeki kötü yüzdesi mağlubiyeti getiren faktörlerden biri olarak dikkat çekti. Heat böylece Celtics'in bir galibiyet önüne geçerek Doğu'nun yeni lideri olmayı başardı. Pazar günü TD Garden'a gidecek olan Miami bu avantajını korumaya çalışan taraf olacak.

Hornets 99 - Magic 93
En son Nets karşısında aldığı yenilginin ardından kötü gidişinden dem vurduğumuz Hornets sürpriz sayılabilecek bir galibiyet çıkardı Orlando deplasmanından. Çok çekişmeli, heyecanlı ve hırslı bir mücadele vardı dün parke üzerinde ve bu maçın heyecanını da arttırdı. Galibiyeti getiren performans sürpriz bir şekilde Green'den geldi. Sezonun en yüksek rakamına ulaşan Green 24 sayıyla takımını galibiyete taşırken, West ise 17 sayı-17 ribaund ile dikkat çekti. Orlando'da Howard 20 sayı-17 ribaund üretmiş olsa da maçın son 20 dakikasında yalnızca 2 sayısının olması, maçın kritik anlarında skora etki gösterememesi onun performansında bir soru işareti bırakıyor. Hidayet ise 16 sayı-6 ribaund-5 asist ile maçı tamamladı. Bu sezon kendi sahasındaki maçı da kazanmayı başaran Hornets normal sezonda Magic'e maç vermemiş oldu böylece.

Blazers 102 - Raptors 96
Lige çoktan havlu atan Raptors evinde play-off savaşı veren Blazers'a karşı başarılı bir performans sergilese de nefesi son anlara yetmedi. Portland'ın bıçak sırtında bulunan play-off yarışı halen devam etmekte. Portland adına dikkat çeken noktalardan biri de All-Star'a seçilmeyen Aldridge'in son dönemdeki muhteşem performansları. Takımını tek başına play-off potasında tutmayı başaran ve elini taşın altına sokmaktan hiç çekinmeyen Aldridge dün gece Raptors karşısında 37 sayı-10 ribaund ile oynayarak takımını galibiyete taşıyan isimdi. Fernandez ise benchten gelerek 23 sayılık katkı sağladı galibiyete. Raptors'un Aldridge'i olan İtalyan Bargnani'de 29 sayılık bir performansa imza attı.

Bucks 86 - Grizzlies 89
Dün akşamın en önemli maçlarından biri de buydu pek dikkat çekmese bile. İki tarafında konferanslarında play-off kovaladığı ve birbirleriyle karşılaştığı maçta bol bol git gel izledik ancak maç sonunu daha iyi oynayan Memphis, Portland'ın ensesinde kalmaya devam etmeyi bildi. Yenilgiyle beraber Bucks'un play-off ümitleri de hafiften yok olmaya başladı ki aradaki fark Pacers ise 3.5 maça çıktı. Zach Rnadolph'un da oynamadığı maçı kazanmak Memphis adına oldukça önemli olmuştur şüphesiz. Conley 23 sayı-8 asist-5 ribaund ile takımını galibiyete götüren performansı sergilerken Gay ise 14 sayı-10 ribaund ile double-double yaptı. Jason Williams'ın ise Grizzlies'e geri döndüş yaptığı maç olarak kayıtlara geçti dün geceki maç. Milwaukee cephesine bakacak olursak Maggette 22 sayı ile takımının en skoreri olurken, Ersan 2 sayı-6 ribaund ile aldığı dakika oranı ile kötü bir maç geçirdi.

Clippers 119 - Cavaliers 126
Eheh Clippers... Hani fikstüre bakınca tahmin etmeliydik Clippers'a karşı maç kazanabileceklerini. Neden mi? Çünkü rakip LA Clippers. Galibiyet için Mo Williams'ın sahalara dönüşü mü bekleniyordu bilemiyorum ama seyircisiyle oyuncusuyla inanmış bütünleşmiş bir takım vardı. 26 maç aradan sonra galip gelmeyi başardı uzatma sonunda Cleveland. Yenilgi serisi boyunca skorer oyunuyla dikkat çeken Jamison dün gece 35 sayı buldu ve bu takımına galibiyeti getiren performanslardan biri olarak kayıtlara geçti. Griffin karşısında Hickson'da 27 sayı-14 ribaund-4 blok ile müthiş bir performans sergiledi. Clippers'ın All-Star ismi Griffin 32 sayı-13 ribaund üretirken formda isimler Davis ve Foye'da skorer oyunlarıyla dikkat çekmelerine rağmen galibiyeti getiremediler.

Wolves 105 - Pacers 116
Yeni koçuyla çıktığı 6 maçta 5 galibiyet alan Pacers hanesine bir galibiyet daha ekledi. Doğu'da son dönemin en formda takımlarından olan Pacers yakaladığı ani çıkış ile play-off'lara kapak atmak için pusuda olan diğer takımlara göre büyük avantaj yakaladı. Son çeyrek rakibine 15 sayı izni veren ve bu savunma performansı ile galibiyete ulaşan taraf olan Pacers'ta sürpriz bir isim sahne aldı. 19 sayı üreten Jones'un 17 sayısını son çeyrekte kırılma anlarında bulduğunu da eklememiz gerek. Onun yanında Granger'da 19 sayısıyla mücadele etti. Ligin ribaund kralı Love 22 sayı-15 ribaund ile yine başarılı bir performansa imza attı ama bu galibiyeti getirmedi.

Nets 94 - Bobcats 89
Charlotte kendi evinde ağır bir yenilgi aldı Nets karşısında. Indiana'nın çıkışı ve bu geceyi galibiyetle kapatması aradaki maç farkını 2'ye çıkarttı. Nets karşısında yokları oynadı adeta Bobcats ki maç boyu skorda hiç öne geçemediler. Nets'in 5 top kaybına karşılık 13 top kaybı yaparak bu alanda da Nets'in üstünlüğü dikkat çekti. Her şeyi geçiyoruz Lopez'in 31 sayı atması gayet normal ama şu dönemde aldığı 11 ribaund fazlasıyla dikkat çekici oldu. Bobcats cephesinde ise Jackson 21, Wallace ise 20 sayı ile oynadı ancak galibiyete yetmedi. Bu arada Livingston'da etkili performanslarıyla dikkat çekiyor son dönemde.